Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Yetkililerinden, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a mektup!

Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Yetkililerinden, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a mektup!
30 Aralık 2021 - 17:30

Uzun zamandır hükümetin gündeminde olan hakkaniyetli süreli nafaka düzenlemesi ile ilgili yapılan açıklamalar umut verici olup önümüzdeki günlerde konuyla ilgili hükümetin atacağı somut adımın habercisidir.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamaları iki tarafa da mağduriyet yaşatmayacak
şekilde dört yıldır üzerinde çalışılan bir yasanın TBMM Genel Kuruluna geleceği yönünde umutları arttırmıştır.
Sayın Cumhurbaşkanımız kadınların haklarını koruyacağız derken, yasa süreli olduğunda yıllardır nafaka alıp


süresi dolmuş olan Kadınlara Sosyal Devlet tarafından destek verileceği mesajını vermiştir.
Boşanma dava sürecinin başlamasıyla bağlanan ve çok uzun yıllar süren davalar nedeniyle bitmeyen tedbir
nafakası süreci ve ardından gelen Süresiz Nafaka ile bağların koparılması uzadıkça taraflar arasında intikam
ve husumet artmaktadır.
Boşanma Olaylarında Şiddetin önlenebilmesi için nedenlerinin sorgulanarak ortadan kaldırılması için çalışmak
şiddeti meşrulaştırmak değildir.


Adalet eşit dağıtılmadığı takdirde kişi haksızlığa uğramışlık sendromu ile hem karşı taraftan nefret eder,hem
de adalete güveni sarsılır.
Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu bir cinsiyet grubunu değil İNSANI temsil eder.
Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu 2014 yılında Süresiz Nafaka nın Kriterlere bağlı SÜRELİ olması için
toplumsal farkındalık oluşturarak Hükümetin dikkatini çekmek amacıyla tarafımdan kurulmuş bir insan


platformu olup , kartopu gibi büyümüş ve halen büyümekte olan bir platformdur. Hedefimiz Boşanmalarda
Kadını da, Erkeği de mağdur etmeyen yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini sağlamaktır.İlkelerimiz
gönüllülük esasına göre çalışmak ve üslubu kırmızı çizgi alarak ilgili, yetkili kurum ve makamlarla diyalog
kurarak sorunlara dikkat çekerken kamuoyunda da farkındalık oluşturmaktı. Bunların hepsini başarmamıza
rağmen nihai sona 2021 Türkiye'sinde adil bir nafaka yasasına ulaşamanın üzüntüsünü yaşıyoruz.
Biz nafakaya karşı değiliz. SÜRESİZ ibaresinin kaldırılarak evlilik süresi, yaş, eğitim, iş gücü sağlık, çocuklu,
çocuksuz durumuna bakılarak Hakkaniyetli süre sınırlı çağdaş bir yasa istiyoruz.
2016 da Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile
Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan MECLİS
ARAŞTIRMASI KOMİSYONU kanalıyla sorunu hükümete taşıyan, 2018 Aile Çalışma ve Adalet Bakanlıkları
tarafından düzenlenen nafaka çalıştayında tespit ve görüşleri alınan sivil toplum insiyatifiyiz.
Sunum ve önerilerimiz TBMM ilgili komisyon ve Bakanlıkların ilgili çalıştay tutanaklarında mevcuttur.
2021 de Adalet Komisyonu, Şiddetin Önlenmesi Komisyonu, KEFEK komisyon başkanları ile görüşmelerimiz
olmuş ,ilgili raporlarımız kendilerine sunulmuştur.
MHP ile de görüşmelerimiz olmuş, MHP de süreli olması ve Sosyal Devlet ilkesinin işleyeceği yasa önerisi
mevcuttur.
Dolayısıyla tespit ve önerilerimizi kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.
Boşanma Süreci ve Sonrası Şiddet olaylarının önlenmesi için.
1- Husumet nasıl oluşuyor?
İnsanlar sonu belirsiz bir borçla yaşamak zorunda bırakılıyor.
Ödeyemediği takdirde Nafaka hapsi(tazyik hapsi) ile cezalandırılıyor. Ceza sonunda ödeyemezse hapis
cezaları tekrarlanıyor. Ömürleri sürekli arttırma, azaltma, icra davalarıyla adliye koridorları, avukat vekalet
ücretleri ödemekle geçiyor.
Bu durumun uzaması, yıllar boyu sürmesi nefrete neden olurken ,karşı tarafın intikam duyguları ön plana
geçiyor.
2- Genç boşananlar evlenemiyor, yuva kuramıyor, Baba olamıyorlar.
Kadın ve Erkek tarafında nikahsız yaşam tercih ediliyor.
İkinci evliliklerde büyük sorunlar yaşanıyor.
3- Engelli, yaşlı, emekli yıllar önce yaptığı evlilikten dolayı yüzünü unuttuğu kadına yıllar boyu Nafaka ödemek
zorunda kalan mağdur, borcunun ne zaman biteceğini bilmelidir.
4- Nafaka KISA SÜRELİ olduğu takdirde Nafaka ödemeleri de düzene girecek, taraflararası nefret yok
olacaktır.
Biz BİA PLATFORMU olarak bu sınırı belirlerken çok düşündük. İnsan odaklı düşünerek iki tarafı da mağdur
etmeyecek aşağıdaki önerilerimizi yetkili makamlara sunduk.
Kısa süreli evlilik ve çocuksuz boşanmalarda en fazla 1 yıl, çocuklu boşanmalarda da Anneye evlilik süresi baz
alınarak en fazla 5 yıl nafaka ödenmesini önerdik.
Süre dolduğunda kadının mağduriyeti devam ediyorsa Sosyal Devletin devreye girerek manevi ve fiziki bağı
kalmamış taraflar arasındaki bu maddi bağın koparılması gerektiğini düşünüyoruz.
Kadın tarafından bakıldığında ömür boyu Nafaka kadını güçlendirmek yerine tam tersi ömür
boyu pasifleştirmekte, Nikahsız yaşama ve kayıtsız çalışmaya itmekte aynı zamanda kısa süreli fırsat
evliliklerinin önünü açmaktadır.
Hem kadın, hem erkek tarafında kayıt dışı çalışmanın yolunu açan bu yasa Ülke ekonomimize ve SGK.ya
zarar vermektedir.
Nafakanın iptal koşulları kadının evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü dışında neredeyse imkansızdır.
Yasa Kadının haysiyetsiz yaşadığının veya bir erkekle nikahsız yaşadığının ispatını ister. Erkeğin dedektif
gibi kadını takip etmesine neden olan bu koşul son derece sakıncalıdır. Ve ispatı çok zordur. Çünkü kadının
sözlü beyanı ile erkek uzaklaştırma almaktadır. (6284)
Erkek tarafından bakıldığında Süresiz Nafaka genç yaşta boşanmış bir erkeğin ömür boyu yaşamına İPOTEK
konması, geleceğini, gelişmesini hatta yeniden evlenmesini, çocuksuz boşanmışsa baba olmasını
engellemekte aynı zamanda bekar gençleri de evlilikten soğutmakradır
İkinci yuvalardaki eş ve çocukların durumu çok vahimdir. Sürekli açılan Nafaka arttırma davaları, bitmeyen
sonu belirsiz bir borcun mahkumu olmak, icra davaları, hapis cezaları ikinci evliliklerde de büyük sorun
oluşturmaktadır. Travmalara neden olmaktadır
Kadın ve Erkek arasında yıllar boyu süren, kopmayan bu maddi bağ ömür boyu gerilime neden olmaktadır.
Çok önemli bir sorun da yıllar süren, bitmeyen boşanma davaları, bu süreçte ödenmesi gereken tedbir
nafakasıdır.
10 yılın üzerinde olup halen devam eden davalar vardır. Fiili ayrılık süresi olarak konulan 3 yıl çok fazladır.
Engelli, felçli nafaka mağdurları vardır.
Eşit kusurlu da SÜRESİZ Nafaka mahkumu olmaktadır.
Yasa çift taraflıdır şeklinde savunulmaktadır. Kadın veya Erkek hiç bir insan ömür boyu borçlu yaşayamaz.
NİTEKİM platformumuzda SÜRESİZ Nafaka mahkumu bir kadın üyemiz de bulunmakta ve o da SÜRELİ
Nafaka yasası beklemektedir. Yasa bu şekilde devam ederse ileride kadın mağdurların sayısı da artacaktır.
Özetle mesele ne Nafaka, ne kadın, ne erkek, ne Nafaka miktarıdır. Asıl mesele SÜRESİZ ibaresidir.
SÜRESİZ ibaresi ömür boyu HUSUMET nedenidir.
5- 4721 sayılı kanunun 175 maddesindeki aşağıdaki gibi değişiklik yapılmasını öneriyoruz.
Madde:175 “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile
geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Nafaka belirlenir iken evlilik süresine
göre aşağıdaki şekide nafaka belirlenir. Bu sürelere tedbir nafakası dahildir ;
a) Bir yıl süren ve boşanma ile sonuçlanan evliliklerde 6 ay
b) Bir –beşyıl (dahil) süren ve boşanma ile sonuçlanan evliliklerde 2 yıl
c) Beş-onyıl (dahil) süren ve boşanma ile sonuçlanan evliliklerde 4 yıl
d) On yıldan fazla süren ve boşanma ile sonuçlanan evliliklerde 5 yıl
e) Halen Ödenmekte olan nafakalar bu kanuna tabi olup, kanunun yayınlanmasını takip eden ilk
nafaka kesintisinden sonra başkaca herhangi bir mahkeme kararı aranmaksızın nafaka
yükümlüsünün yükümlülüğü kendiliğinden sona erer. Bu konuda açılmış olan icra dosyaları
herhangi bir harca tabi olmadan kapatılarak işlemden kaldırılır
f) Bu kanun ile birlikte geçmiş nafaka alacakları borçlar kanununa tabidir.
g) Eşit kusurda nafakaya hükmedilemez
h) Nafaka alacağının süre bitiminde bu kanunun 364 maddesi nafaka alacaklısına tebliğ edilir.
i) Nafaka ödenir iken mesleği olmayan yaşı 44 yaş (dahil) ve daha küçük yaşdaki nafaka
alacaklısına tüm kamu kurum ve kuruluşlar (belediyeler dahil) açılacak olan meslek edindirme
kurslarına ve işe alımlarda öncelik tanınır.
j) Alt ve üst soybağı olmayan veya 45 yaş ve üstü ile çalışma gücünün %40 ve üzerini kaybettiği
sevk edileceği tam teşekküllü hastaneden alacağı sıhhı kurul kararı ile tesbit edilenlere ikamet
ettiği ilçede bulunan sosyal yardımlaşma vakfı tarafından 2022 sayılı kanun çerçevesinde aylık
bağlanır.
k) Bağlanacak olan bu aylıklar için her nikahda asgari ücretin onda biri kadar bir tutar nikah
yapacaklardan alınarak oluşturulacak fonu aktarılarak bu fondan karşılanır.
6- KARŞI ÇIKANLARA CEVABIMIZ
Nafakaya Süre Sınırı getirilmesine karşı çıkanların iddialarına kamoyunda ve kamuoyunda oluşturulan
algılara BİA PLATFORMU adına cevabımızdır.
2016 yılından beri aynı ezberlerle hakkaniyetli, süreli yasaya karşı çıkan STK ve Barolar konuyu
siyasileştirerek, çok ciddi toplumsal bir sorunun çözümünü engellemektedirler
Ezberlerin tümü aynıdır ve tek merkezden çıktığı aşikardır.
Muhalefetin Kadın Vekilleri ise yasal düzenlemeyi yapacak hükümeti yıllardır kadın düşmanı gibi göstererek
karşı çıkarken diğer yandan Sayın Kılıçdaroğlu' nun iktidara geldikleri takdirde nafaka sorununu Sigorta fonu
ile çözeceğini söylemesi gerçekten çok enteresandır.
Hiç bir kritere bakılmaksızın 33 yıldır uygulanan TMK 175 Süresiz Nafaka zulümdür ve bu yasayı savunanlar
ömür boyu zulmü savunduklarının farkındalar mı ?
Süresiz olmadığını iddia edip iptal koşullarını çok basitmiş gibi anlatıyorlar.
Taraflardan biri ölmedikçe, kadın evlenmedikçe haysiyetsiz yaşamı kanıtlanmadıkça nafaka ölene kadar
devam ediyor. Yasa erkeğe "dedektiflik yap, kadını takip et , bunu kanıtla, nafakanı ancak öyle iptal ederim "
diyor.
Asgari ücretli kadının nafakası iptal olmuyor.
Süresiz Nafaka mahkumları ömür boyu borçlu yaşıyorlar ve ömür boyu nafaka arttırma, icra davaları, hapis
cezaları,mahkeme, vekalet ücretleriyle boğuşuyor ve çoğu amansız hastalıklara yakalanıyor.
Nafaka mağdurlarına tekil örnek diyenler boşanma verilerine baksınlar. 31 yıllık yasanın mağdurlarına tekil
örnek denmesi mantık dışı. Nafaka miktarını küçük görenler herkesin gelir seviyesini eşit ya da kendileri gibi
zannediyorlar. 200/300 tl nin bir asgari ücretli ya da işsiz için ne anlama geldiğini öğrenmeleri için sırça
köşklerinden dışarı çıkıp baksınlar lütfen. Nafaka ortalaması diye öne sürülen rakam sabit değil ve her yıl artan
bir miktardır. Kaldı ki mağdurlarımızın arasında oldukça yüksek miktarlarda Nafaka ödeyenler mevcuttur.
Biz nafakanın kadının yaşı,sağlığı,eğitimi, iş gücü, evlilikte çocuk olup olmadığı gibi kriterlere bakılarak
kanunda Hakkaniyetli ve kriterlere bağlı bir üst sınır konmasının gerekli olduğu konusunda ısrarlıyız.
Hakkaniyetin ve adaletin yanında olan tüm hukukçular da böyle düşünürken kadının ömür boyu boşandığı
adama ekonomik bağımlı olarak Süresiz Nafakayla güçleneceğini sanan, nikahsız yaşamaya,kayıtsız
çalışmaya iten, erkekleri evlilik kurumundan nefret ettirirken, ikinci yuvalarda da ekonomik, psikolojik krize
neden olarak deprem etkisi yaratan, İnsana ömür boyu zulmün nedeni olan Süresiz nafakayı savunanların 32
yıllık bu İlkelliği savunmalarına bir kadın olarak anlam veremiyorum.
SÜRESİZ Nafaka çocuk iştirak nafakası ile karıştırılması. Bir gün evli kalan çocuksuz erkek dahi mevcut yasa
TMK 175 e SÜRESİZ Nafaka mahkumu olmaktadır.
Çocuğa bile belli bir yaşa kadar ödenen nafaka SÜRELİ olduğu halde erkeğin hukuki ve manevi BAĞI
kalmadığı kadına ölene kadar maddi olarak mahkum edilmesi İnsan fıtratına aykırıdır.
Süre uzadıkça icra, hapis, arttırma davaları ile taraflar arasında husumet oluşmaktadır ve bu durum son
derece sakıncalıdır.
YASA çift taraflıdır diye savunanlar var. Evet yasa çift taraflı. Biz altı yıldır tek kadın SÜRESİZ Nafaka
mağduruna ulaştık. O da SÜRELİ Nafaka yasası beklemektedir
MESELE NAFAKA ve Kadın ya da Erkek değil. Mesele SÜRESİZ İBARESİDİR. O ibare durdukça hakimin de
yargıtayın da eli kolu bağlıdır.
Düzenlemeye karşı çıkanların öne sürdüğü bir diğer iddia ise Nafakaya Süre Sınırı geldiğinde Şiddet gören
kadının boşanamayacağı algısı.
Gerçekten şiddeti yaşayan kadınlar zaten Nafaka almıyorlar. O adamla hiçbir şekilde bağ kurmak istemiyorlar.
Üst sınırın hakim takdirine bırakılması ise benzer durumlarda farklı kararlara sebebiyet verebileceği gibi
boşanma davaları genelde iddia ve soyut delillerle yürüdüğü için haksız ve farklı kararlara sebep olacaktır.
Evlilik süresi kadar nafaka ise düz bir mantık olup yaş, sağlık, çocuksuz veya çocuklu , iş gücü, eğitim gibi
kriterleri yok saymaktır.
Sürenin uzun olması yukarıda da belirttiğimiz hususlardan dolayı husumetin uzun yıllara yayılması demektir.
Çok uzun yıllar evli kalan çiftlerde boşanma çok az sayıda olup bu durum istisnai bir durumdur.
TALEBİMİZ : yukarıda yazdığım nedenler ile Toplumun kanayan yarasının bir an önce çözüme kavuşturulması
için yine yukarıda yazdığım çözüm önerimizin tefeci Faiz lobilerine savaş açan Sayın Cumhurbaşkanımızın
İnsanları evlilikten soğutarak, yalnızlığa iterek, toplumu maddi, manevi tükenişe sürükleyen Emperyalizme
karşı temel direğimiz, dayanışma gücümüz Aileyi koruyacağına inanıyoruz.
80' li yıllardaki vesayetçi darbeci zihniyetin hükümete dayatması ile çıkarılan ve 33 yıldır Aileye, Topluma,
İnsana zarar veren bu yasa, milli teknoloji hamleleri ile kalkınan Yeni Türkiye ' ye yakışmamaktadır.
TBMM nin açılması ile birlikte Meclis gündemine alınarak yasalaşmasını umut ediyoruz dediler ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a mektup yazdılar.
Haber:Metin Durmaz
Bu haber 2259 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum