Bugun...
Çocuğun önüne çıkan her engele siz engel olmayın!!


Psikolog Esra Şanlı
 
 

Evliliğe adım atan her çift, zamanla çocuk sahibi olma isteği duyar. Kimi aileler ilk seneden çocuk sahibi olurken kimileri ise yıllar geçmesine rağmen başarılı olamaz. Bebek sahibi olan ailelerde ise durum şöyledir: Doğum süresi boyunca, zaman ilerledikçe heyecan da artar. Bebek doğmadan aylar öncesinde kıyafetlerinden beşiğine kadar her şey büyük bir titizlikle seçilir. Doğum süresince en küçük bir sancıda karı koca soluğu doktorun yanında alır. Hele birde geç bebek sahibi olunmuşsa hayat sanki bebeğin etrafında döner. Bu dönemde annenin kendisine sorduğu en çok sorular’’ Acaba çocuğum sağlıklı olacak mı? ‘’ ya da ’’ iyi bir anne olacak mıyım?’’ olur. Kendi içinde birçok korkuları vardır. Bir an olsun çocuğun yanından ayrılmak istemez hatta çocuğun en küçük ağlamasında bile kendisini de ağlarken bulur.

Aşırı korumacı annelerin göstermiş olduğu bu tutumun sebepleri birden fazladır. Bunlara örnek olarak geç bebek sahibi olmak, düşük doğum yapmak, ilk bebeğinin kaybı ya da annenin küçük yaşta geçirmiş olduğu travmatik bir olay olarak gösterilebilir. Çocuğun doğmasıyla birlikle sanki anne kendi içerisinde yarış halindedir

Aşırı korumacı annelerin yapmış olduğu en büyük yanlışlıklar

*Böyle zamanlarda anne çocuğun tek başına yemek yemesine fırsat vermez, sürekli olarak elinde kaşık çatalla kendisinin yedirme isteği vardır. Hatta bu süre çocuk ilkokul çağına gelene kadar devam edebilir. Çocuğa yapılan bu davranış akranları arasında uyum ve davranış bozuklarına sebep olacaktır. Devamlı kendini bebekmiş gibi hissedip istekleri gerçekleşmeyince mızmızlanmalar, bebeksi hareketlerde bulunacaktır.

*Kendisine zarar verir korkusuyla her dakika çocuğun arkasında bulunmak onun tek başınayken hareket etmesini kısıtlayacaktır. Düşünme ve karar verme yeteneklerinin gelişebilmesi için böyle anlarda çocuğun düşmesine fırsat verilmelidir. Bu sayede zaman içerisinde deneyimleyerek öğrenme gerçekleşecektir.

*Çocuğa kendisinden başka kimsenin bakmasına izin vermemek çocukta bağımlılık duygusunu oluşturur. Anneden ayrılamaz, farklı bir odada kalamama korkusu oluşur, okul çağına geldiğinde okul fobisi gelişebilir, okula gitmek istemez. Annenin zaman içerisinde aşamalı olarak çocuğu özgürleştirmesi, farklı kişilerin desteğini kabullenmesi gereklidir.

*Yorulmasından kaygılandığı için ev ödevlerini yaparken, odasını toplarken birçoğunu annesi üstlenir ya da hiçbir sorumluluk vermez. Bu durum diğer bir yanlış tutum örneğidir. Bu tür davranış çocuğun sorumluluk alabilme duygusunu, yetenek ve becerisini geliştirmesini olumsuz yönde etkileyecektir.

*Okul çağı süresince arkadaş gruplarına müdahale etmek, teneffüs aralarında ziyaretine gitmek çocukta özgüven eksikliği, akranları arasında dışlanma yaratır. Zaman içerisinde bu baskıcı durum, çocukta agresyona neden olacaktır. Anne ile çocuk bu noktada birbirine güven verebilmelidir.

Sonuç olarak bu tür yapılan yanlış tutumlar anneye de çocuğa da zarar verecektir. Çünkü anne çocuğun her an arkasında bulunmaktan zaman içerisinde yorulacaktır. Kendine vakit ayıramadığı için zamanla depresif eğilimleri olacak, kendisini tükenmiş ve yorgun

hissedecektir. Çocuk ise devamlı korunmacılığın etkisiyle özgüveni düşük, yetersizlik duygusu ve en önemlisi fiziksel ve psikolojik bozukluklar gerçekleşecektir.

 

Kısacası çocuklarınızı serbest bırakıp, onların nefes almasını sağlayın.Yapmış olduğunuz, olumlu sandığınız davranışlar aslında zaman içerisinde çocuğunuzu güçsüzleştirip, hayata karşı savunmasız bırakıyor. Bırakın zorluklar karşısına dikildiğine ne yapması gerektiğini kendisi karar versin.



Bu yazı 2468 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI